16 Şubat 2009 Pazartesi


Sanatçılar; Yaratıcılık ve delilik:


Eğer sanat tarihi ile ilgilendiyseniz sanatçıların özgeçmişlerini bilirsiniz. Birçoğunun duygusal karmaşa içinde olduğunu ve acı çektiğini göreceksiniz. Birçok soru delilik ve yaratıcılık arasındaki bağlantıda oluşur. Plato sanatçıların “Tanrıların ilahi deliliği” ile donatılmış olduklarını, akla gelen daha olumlu bir bakış açısı ile yetenek ve aynı zamanda kaliteli bir kişilik veya verilmiş tanrısal bir hediye olduğunu düşünebiliriz diye not etmiş.Gerçek olan birçok ünlü yazar, besteci, ressam, heykeltıraşın ruhsal hastalıklardan özellikle depresyon veya manik depresif bozukluklardan acı çektikleridir. Araştırmalarda bazı ruhsal hastalığı olan insanların yaratıcılıklarının ortaya çıktığını gözlemlenmiştir.En iyi bilinen duygu durum bozukluğundan kaynaklanan zara gören sanatçı Vincent Van Gogh’ tur. Van Gogh’ un ailesi de depresyon ve manik depresyon hastalıklarını çekmişlerdi. Ağabeysi Teo depresifti, erkek kardeşi Cornelius raporlara göre intihar girişimlerinde bulunmuştu ve kız kardeşi Wilhelmina’ nın psikotik bir hastalığı vardı, muhtemelen şizofrendi. Van Gogh’ un biyografisinde ki raporlara göre çocukluğundan beri depresifti ve bunu yetişkinliğine taşıdı. Hüznünün içsel karmaşasının onu resim yapmaya körüklediğine inanılıyordu. Manik durumlarda iken sekizyüz çalışma ile sanatçı kariyerini oluşturdu, yaşamının son yılında dörtyüz çalışma üretti. Vincent manik depresif görünüyordu ama ona yüzün üzerinde teşhis kondu. Bunlardan bazıları şizofreni, beyin tümörü, absent bağımlılığı, epilepsi, frengi olmasına rağmen daha çok manik depresyon üzerinde duruldu. Vincent’ in raporlarında bilincini kaybettiği sırada her şey kararıyor, kendi sesini duyabiliyor, saldırgan hale geliyor ve yön tayini yapamayacak hale geliyordu. Terebentin veya birçok zehirli resim malzemesini içerek çok kez intihar girişiminde bulunmuştu.Uzun yıllar Vincent Van Gogh’ un tarzı resimlerindeki imgelerle ve onun depresif davranışlarındaki bağlantısı ile ilgili birçok spekülasyon yapıldı. Van Gogh hakkında bilinenler tarihin açıkladıkları ve onun duygusal karmaşa içindeyken yazdıklarıdır. Sanat tarihçileri ve psikologlar onun kıvrımlı fırça darbelerini manik bölümdeyken ortaya çıktığını işaret ettiler. Hayatının son yazında mektubuna “ Huzursuz gökyüzünün altında, uçsuz bucaksız buğday tarlalarında resim yapıyorum. Hüzün, sonsuzluk ve yalnızlığı vurgulamaktan çekinmedim.” yazmıştı. Van Gogh’ un son resmi “ Buğday tarlası ve kargalar” ın da karanlık bir gökyüzü, fırtınalı bir hava, büyük kanatlı siyah kargalar betimledi. Büyük ihtimalle karmaşa içersindeki duyguları ve beklemedeki intiharının işaretiydi.Van Gogh gibi vakalar ve diğerleri sanat ve hastalıklar arasındaki bağlantıya karşı insanlarda merak uyandırdı ve birçok soru doğurdu “Psikolojik sorunların ve duygusal bunalımların yansıması nasıl sanatsal dışavurum oluyordu?” . Bazı düşünceler ve bazı kimselerin sanat yaparken psikolojik sorunlara ve duygusal bunalımlara itibar ettiğini iddia etti. Kuşkusuz göz önünde bulundurursak dünyanın en önemli sanat yapıtlarını çıkarmış olan Van Gogh’ un çalışmaları duygusal acılardan geliyordu. Birçok sanatçı talihsizliklerini ilham alarak sanatsal çalışmalarını sürdürdü.Ama yaratıcılık her zaman duygusal karmaşalardan meydana gelmez. “Yaratıcılık Cesareti” nin yazarı Rollo May yaratıcılığın keşfi hastalıklı olanı yansıtmak değildir, normal bir insanın gündelik olaylarının dışa vurumu da değildir” diyor. May’ in gözlemlerine göre yaratıcı insanlar üzüntü, sıkıntı içindeyken özel olabiliyorlar ve yeteneklerini yaratıcı çalışmalara dönüştürebiliyorlar.İnsanları daha çok yaratıcı olmaya getiren zihinsel hastalıklar mı? Sonuca varmayan bağlantılar gösteriyor ki raporlara göre sanatçılar depresyon gibi bir duygu durum bozukluğunda daha çok ilham alabiliyor ve yaratıcı düşünebiliyor ama yaratıcılığın kaynağı sadece duygusal karmaşa değil. Gerçek olan bazı insanların dönüşümlerindeki mücadeleye yardım ediyor, duygusal baskılarına çare buluyor, kişisel krizlerini keşfettiriyor, psikolojik karmaşayı ve acıyı gidermeye yardım ediyor.Birçok bilgin de yaratıcılık ve delilikten gelen sanatsal deha ile duygusal bozuklukla bağlantılıydı. Onlar da ruhsal hastalığı ve travmatik deneyimleri olan birçok insan gibi kurtuluşu sanatta buldular. Yaratıcılığın anlamı onlar için endişeyi, depresyonu ve rahatsız duyguları, daha çok psikolojik sorunları silmekti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder